Dün Berlin'de dostlarla yaptığımız bir toplantıda eski bir arkadaşım "hocam , uzun zamandır blogunuzu ihmal ettiniz. Artık yazmıyor musunuz? diye sitem edince " yazıyorum, hem de her hafta hayat rehberimiz Kuran-ı Kerim den hayatıma katmaya çalıştığım ayetlerle ilgili yazıyorum ama yazdıklarımı facebookda yayınlıyorum "dedim. O" ama ben sosyal medya kullanmıyorum ki. keşke yazdıklarınızı blogunuzda da yayınlasaydınız " deyince ben de bugünden sonra yazdıklarımı her iki alanda da yayınlamaya karar verdim.
Yeni bir yazı yazasıya kadar Ramazan bayramından bu yana her cuma günü yazmaya çalıştığım "Cumamızı Aydınlatan Ayetler" serisinden bir kaçını burada yayınlayabilirim diye düşündüm ve blog okuyucularım için öncelikle aşağıdaki yazımı seçtim ;
"Cumamızı Aydınlatan Ayetler 13
Hicri 1437 yılının ilk cuması hepimize mübarek olsun.
Bizleri yeni bir yıla, yeni bir güne erdiren Rabbimize binlerce kere hamd olsun.
1436 da ülkemizde , İslam aleminde ve tüm dünya da insanlık onurunun çiğnendiği yüzlerce olaya şahitlik ederken feri sönen gözlerimiz , kararan yüreklerimiz inşallah yeni yılda iyi ve güzel olayların şahidi olsun.
Bu duamın gerçekleşmesi için de Rabbim bizlere Kuran iklimine “hicret” edebilmeyi, Kuran ahlakı ile yaşayabilmeyi nasip etsin.
Bizleri yeni bir yıla, yeni bir güne erdiren Rabbimize binlerce kere hamd olsun.
1436 da ülkemizde , İslam aleminde ve tüm dünya da insanlık onurunun çiğnendiği yüzlerce olaya şahitlik ederken feri sönen gözlerimiz , kararan yüreklerimiz inşallah yeni yılda iyi ve güzel olayların şahidi olsun.
Bu duamın gerçekleşmesi için de Rabbim bizlere Kuran iklimine “hicret” edebilmeyi, Kuran ahlakı ile yaşayabilmeyi nasip etsin.
Muharrem ayının ilk cumasında gönül sizlerle “hicret” kavramı ile ilgili bir şeyler yazmak isterdi . Ancak geçen hafta cumartesi günü Ankara’nın göbeğinde patlayan ve onlarca canı sevdiklerinden ayıran katliamdan sonra etrafımdaki bazı,( İslam ahlakı üzerine yaşadığını var saydığım ) insanlardan duyduklarımın ardından, ”tevhid” kavramının vurgulandığı Muhammed suresinin 19. Ayetini paylaşmak istiyorum sizlerle.
“Ve (sen ey Nebi): unutma ki Allah'tan başka ilah yoktur!” diye başlar mübarek ayet.
Şimdi bir çoğunuz” hocam zaten hepimiz biliyoruz Allahtan başka ilah olmadığını. Hem buna inanmasak şimdi sizin O’nun kitabı ile ilgili yazdıklarınızı okuyor olmazdık ki” diye düşünüyor olabilir. Ben de biliyorum hem sizin hem de bu ülke de yaşayan milyonlarca insanın Allah’tan başka bir ilah olmadığına inandığını. İşte o yüzden duyduklarımı, okuduklarımı anlamakta zorlanıyorum .




