Bu sene Hac mevsiminde Mübarek topraklarda yaşanan acıların ardından yazdığım "Cumamızı Aydınlatan Ayetler 10" yazımı "Yüce Rabbimiz "emin beldeyi" idare edenlere akıl , fikir ve izan versin ki benzer acılar bir daha yaşanmasın "duası ile paylaşıyorum.
"Bizleri Kurban bayramına ve yeni bir cuma gününe erdiren Rabbimize hamd olsun.
Kurban bayramı ve Cuma bayramını bir arada yaşadığımız bu güzel günde ikisinin coşkusu ile yürekleri ısıtacak bir şeyler yazmayı planlamıştım ancak dün sabah mübarek topraklardan gelen acı haber gönlümden bayram coşkusunu alıp götürdü.
Şimdi yüreğimde vatanlarından binlerce kilometre uzakta, ayaklar altında ezilerek ölen yüzlerce kardeşimin acısı var. Üzgünüm hem de çok. İçim yanıyor. Bir kaç dakika önce “Lebbeyk, Allahümme lebbeyk “ diyen dillerin attıklarını düşündüğüm çığlıklar kulaklarımda çınlıyor. Farklı farklı dillerden atılan çığlıklar frown ifade simgesi
O an yaşananları hayal etmeye, anlamaya çalışıyorum ancak yüzlerce insanın ezildiği bir can pazarını gözümün önüne bile getiremiyorum. O yüzden de duyduklarıma , okuduklarıma bir anlam veremiyorum.
Mübarek topraklara, dini vecibelerini yerine getirmek için giden bu insanların ölümüne yalnızca “Allah’ın takdiri” diye bakan, “Ayyy ne güzel Arafat’tan indikleri gibi öldüler. Hiç günahsız gittiler” diyen eş dostla karşılaştıkça olay kafamda daha da anlaşılamaz bir hal alıyor. Ölen de Arafat’tan yeni indi kardeşinin tepesine basıp ölümüne neden olan da. Hatta önemli bir kısmı önce birini ezdi sonra da ezildi. Yani olay öyle “aman da aman ne güzel pürü pak öldüler” gibi bir şey değil.





